Doğaçlama, pek çok öğrenci için flamenko gitarının en korkutucu yönlerinden biridir; çünkü önceden yazılmış bir metne değil, o anki hisse ve compás'a güvenmeyi gerektirir. Paco de Lucía'nın da vurguladığı gibi, "doğaçlamada en kötü şey düşünmektir; yalnızca hissetmeniz gerekir."
Ancak bu "hissetme" özgürlüğü boşluktan doğmaz; sağlam bir falseta dağarcığı, iyi içselleştirilmiş bir compás hissi ve bol miktarda dinlenmiş cante, doğaçlamanın temelini oluşturur. Bir gitarist ne kadar çok falseta öğrenirse, doğaçlama sırasında o kadar geniş bir malzeme havuzundan seçim yapabilir.
Doğaçlama cesaretini kazanmanın pratik bir yolu, önce çok kısa, iki-üç notalık motiflerle başlayıp bunları compás içinde farklı şekillerde tekrarlamaktır. Zamanla bu motifler uzar, çeşitlenir ve gitaristin kendine özgü "sesi" ortaya çıkmaya başlar.
Derslerimizde ileri seviye öğrencilerimize haftalık doğaçlama alıştırmaları veriyoruz; başlangıçta basit motiflerle sınırlı tutulan bu alıştırmalar, zamanla öğrencinin kendi falsetalarını yaratabildiği bir özgürlüğe dönüşüyor.