Vicente Amigo, klasik kompozisyon, doğaçlama ve teknik eğitimi almış, flamenko gitarını kendine özgü bir lirizmle birleştiren isimlerden biridir. Kendisi flamenkonun olgunluk gerektiren bir sanat olduğunu düşünür: "Flamenkonun her zaman yetişkinler için bir şey olduğuna inanıyorum, sadece çocuklar için değil... Flamenkonun özünü anlamak olgunluk gerektirir."
Amigo, Paco de Lucía'yı kendisi için bir fener olarak tanımlar: "Gitaristler için en büyük fener oydu ve öğretmenlerimden biriydi, onu çok küçük yaşımdan beri izliyorum ve ona teşekkürler müzisyen olma arzusuna sahibim." Bu etkiyi kendi bestelerinde harmanlarken, dinlediği her müzisyenin ve öğrendiği her şeyin hafızasında kaldığını ve besteciliğine yansıdığını söyler.
Onu diğer gitaristlerden ayıran en belirgin özelliklerden biri, enstrümantal parçalarında bile bir şarkıcı gibi düşünmesidir. Sözsüz gitar parçaları bile cante jondo'nun ifadesini taşıyacak şekilde cümlelenir; bu yüzden dinleyici, sözler olmasa da bir hikâye anlatıldığını hisseder. Kendisi bu yoğun bağlılığı "sevgili işkence" olarak tanımlamıştır.
Derslerimizde ileri seviye öğrencilerimize melodik cümleleme çalıştırırken Vicente Amigo'nun bu "gitarla şarkı söyleme" yaklaşımını örnek veriyoruz; bir falsetayı çalmadan önce onu içinizden söylemeniz gerektiğini öğretiyoruz.