Flamenkonun tarihsel gelişiminde Gitano (İspanyol Romanları) topluluğunun rolü belirleyicidir. Ramón Montoya'nın bir Gitano ailesinden gelmesi, Diego del Gastor'un eşlik ettiği büyük cantaorların çoğunun Gitano kökenli olması, bu bağın rastlantısal olmadığını gösterir.
Cante jondo'nun Gitano flamenko icracıları için âdeta bir dua niteliği taşıması, bu müziğin yalnızca bir sanat formu değil, aynı zamanda bir kimlik ve topluluk hafızası aktarma biçimi olduğunu ortaya koyar. Sözlü gelenek yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılan palo'lar, teknikler ve falsetalar, bu toplulukların kültürel sürekliliğinin bir parçasıdır.
Flamenko akademik bir müzik biçimi olarak tanınmadan çok önce, café cantante'lerde ve aile toplantılarında yaşayan, sürekli yeniden yorumlanan canlı bir gelenekti. Bugün konser salonlarında dinlediğimiz pek çok palo'nun kökleri, bu enformel aktarım zincirine dayanır.
Derslerimizde flamenkonun yalnızca bir enstrüman tekniği değil, aynı zamanda köklü bir kültürel gelenek olduğunu vurguluyoruz; öğrencilerimize bu bilinçle yaklaşmalarını, palo'ları öğrenirken arkalarındaki hikâyeyi de tanımalarını öneriyoruz.